25 Yaşında Bir Genç Kız Ve Umutlarını Elinden Alan Bir Yönetim

1127

Türkiye’de hukuksuz yargılamalar, yerini her gün bir yenisine bırakıyor. Gözlerini dünyaya yeni açan bebekler parmaklıklar ardında büyüyor, gencecik taze mezunlar, yaşanabilir bir dünya ve daha iyi bir insanlık peşinde koşarken zalimin keskin kılıcı kesiyor ümitlerini zindanla. Ömrünü insanlığa adamış büyüklerin hapis yatmak oluyor ödülleri Türkiye’de.’Tek ses olma yolunda yapılan bütün işkence baskı mübahtır’ anlayışı muhalif her kesimi dağıtıyor bu ülkede…

Sözde muhafazakar AKP yönetiminin zulmü bu defa 25 yaşındaki Songül Akit’e dokundu. Uşak’ta Milli Eğitim Müdürlüğüne (MEB) bağlı bir yurtta müdürlük görevini üstlenen Songül Akit, burada 2 sene boyunca çalıştı. 15 Temmuz sonrası mesleğini icra ettiği yurt mühürlenince işinden, ekmeğinden oldu mesai arkadaşlarıyla birlikte. Daha sonra memleketi Şanlıurfa’ya dönen Akit’in evine bir sabah vakti iki zırhlı araç ve birde Polis aracı geldi. Gülen Cemaati soruşturması kapsamında Songül Hanım’ın gözaltına alınacağını söyleyen emniyet ekipleri, evde üç saat boyunca arama yaptı. Polis, hizmet hareketi gönüllüsü olmayı, silahlı terör örgütüne destek vermek kabul ediyordu ancak evde yapılan aramalarda bu suça karşılık herhangi bir delil bulunamadı. Songül Akit ise suç unsuru bulunmaksızın gözaltına alındı. 2 gün boyunca soruşturma altında tutulan Akit, ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Emniyet ekipleri 25 yaşındaki genç kızı, Şanlıurfa merkez cezaevine göndereceklerini söyledi. Akit’in ailesi söylenen yeri aradığında ‘Kızınızı Uşak’a Gönderdik’ denildi. Büyük bir şok yaşayan aile daha sonra Uşak cezaevini aradı fakat burada da kızlarına ulaşamadı. Yalan beyanlarla aileyi yanlış yönlendiren yetkililerin, Songül Akit’i Şanlıurfa-Hilvan cezaevine sevk ettikleri ortaya çıktı.

Songül Akit, çıkarıldığı ilk mahkemede Bylock kullanıyor iddiasıyla tahliye edilmedi. Cemaate bağlı yurtta çalışması ise ‘En kuvvetli suç delili’ olarak kayıtlara geçti.

Sağlığında hiç bir sorun yaşamayan Songül Hanım, hapse girdikten sonra bayılmalar geçirmeye başladı. Cezaevi yetkilileri Akit’in doktora götürülmesine müsaade etmezken, revire dahi çıkarılmasına izin vermedi. Fenalaşma ve bayılmalar sıklığını arttırınca hastaneye kaldırılan Akit’e strese bağlı Epilepsi hastalığı teşhisi konuldu. Yaşadığı zor koşullar sebebiyle psikolojik durumu da her geçen gün kötüye giden genç kız, psikolojik tedavi de almaya başlarken “düzensiz bir ilaç tedavisi ile” de hastalığını yenmeye çalışıyor.

5 Nisan 2018 tarihinde ikinci kez mahkemeye çıkarılan Songül Akit, yine aynı suçlamalarla serbest bırakılmadı. Mahkeme heyeti, verdiği kararla bir adaletsiz yargının daha altına imzasını attı. Miting alanlarında elinde Kuran sallayarak Haktan, hukuktan, kanundan ve vicdan meselesinden dem vuran Türkiye’de bir zulüm daha; 25 yaşındaki genç kızın hayallerini, hedeflerini, umutlarını elinden alarak sergilendi..

 

 

 

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here