Dünyanın En Güzel Kelimesi “KAVUŞMAK” Olmalı

470

Bir şubat soğunda yanmıştı kalbi ayrılıkla. Şimdi vuslattan çok uzakta, hasretle bir o kadar hemhaldi. Kavuşmayı bir değdirse diline, boğazında adını koyamadığı bir şey acır, düğüm düğüm olurdu da yutkunamazdı. Kavuşmaya koşmak istedikçe ayakları, bir o kadar ayrılığa düşüyordu, vuslata erişmek isterken gönlü “gurbet”e aralanıyordu kapılar… 

Şehrine, en sevdiği semtine, sevdiklerine son kez bakar gibi baktı. Biliyordu ki belki de gerçekten son olacaktı. “Hoşçcakal diyen geri gelmiyordu” bu ülkeye, dönene hiç şahit olmamıştı da zaten…Onu alıp uzaklara götüren uçağın, penceresinden veda etti hayallerine; bütün sevdiklerini, tüm güzel günlerini, umutlarını bırakarak geride..  Bir “hoşçcakal”a o da sığdırmıştı hatıralarını ve dahasını. Neden elinden alınmıştı ki hepsi? Kime ne zararı dokunmuştu ki sonbahar yaprakları gibi dağılmıştı ümitleri. “Demek ki bana da gurbet düştü” dedikten sonra bir başka ülkede açtı gözlerini. Yanına aldığı kocaman bir özlem, yanındaki bavullardan çok daha ağırdı… 

3 ay, sadece 3 ay sürecekti insan ruhunu yakan bu ayrılık. Zalimin keskin kılıcına takılmasaydı hayatı, ülkesine girişi yasaklanmasaydı eğer… Şimdi ise günler bitti, aylar geçti, yıllar tükendi. Ama hasreti hiç dinmedi. Gittiği ülkelerde, yürüdüğü yollarda, geçtiği caddelerde hep Onu aradı. “Yüzünü ilk gördüğüm an, bugüne kadar kaybolan tüm eşyalarımı buldum sanki” dediği o yüzü… Gözden uzak olanı göremediği her gün değil her an bomboş kaldı sonra, o insan kaynayan sokaklar…  


Tüm zorluklar geçiyordu ömründen, ayrılık geçmiyordu, bitmiyordu. Hasrete, özleme, gurbete alışmış kalemi bir kere olsun vuslata da değinebilseydi. Ne çok isterdi. Bir saat, yalnızca bir saat bile olsa razıydı kavuşmaya. İşte o zaman yazısına atacağı başlık bile şimdiden belliydi. ‘Dünyanın En Güzel Kelimesi ‘KAVUŞMAK’ Olmalı.’ yazacaktı. 


Belki kavuşmaya nail olamayacaktı ama en sevdiği kelime olarak burada kalacaktı. Onu okumak dahi mutluluk sebebi olabilirdi…


Bir şeyi çok iyi öğrenmişti. Sevdikleri yanı başındayken, onları  her an kaybedecekmiş hassasiyetinde kıymetlendirmeliydi. Şimdi ise dilediği tek bir şey kalmıştı. Maddenin ve maddiyatın hayatındaki yeri az kalsaydı da keşke tüm sevdikleri yanında olsaydı…Ondandır; Sevdiğiniz veya sevdikleriniz yanınızdaysa; Hemen, şimdi, şuanda ne yapın biliyor musunuz? Gidin yanına sımsıkı sarılıp onu çok sevdiğinizi söyleyin. Bir dakikalığına mükemmel kılınsın hayatınız.

Melike Çağan

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here