Yine de Kapıyı Çalıyorlar

1147

Şu anda Dino Buzzati’nin Yedi Ulak isimli hikaye kitabını okuyorum bir kaç gün önce ‘‘yine de kapıyı çalıyorlar’’ hikaye beni çok etkiledi bunun sebebini hikayeyi size kısaca anlattıktan sonra yazacağım.

Hikayenin baş kahramanı evin hanımı Bayan Maria Gron. Diğer karakterler evin reisi asil ve zengin Bay Stefano Gron, evin oğlu Federico, evin kızı Giorgina, aile dostları Doktor Martona ve genç dostları Bay Massigher.

Asil ve zengin Gron ailesinin muhteşem malikanelerinin altından geçen nehir yükselip evin altına kadar  gelmiştir. Ancak Bayan Gron dışında kimse bunun farkında değildir. Bir gece vakti genç dostları Bay Massigher durumun vehametini ve derhal evi terketmeleri gerektiğini söylemek için, etrafı kasıp kavuran, çatıları döven, nehrin kıyılarının paramparça eden, soylu ağaçları gömülü kökleri ile birlikte çatırdatarak suya düşüren fırtınayı aşmayı başarıp eve gelmiştir. Ancak Bayan Maria Gron neden geldiğini tahmin ettiği için Bay Massigher’in tüm bunları söyleme teşebbüslerine hal, tavır ve konuyu değiştiren hamleleri ile engel olur. Hatta Bay Massigher tüm köylerin ve uşakların kaçtığını, ırmağın şu anda evin altında olduğunu bilmesine rağmen bayan Maria Gron’un kendine gayretleri nedeni ile kendisi bile iskambil oynarken bul

Bu esnada köylülerin gelip ‘‘Nehrin tehlikeli olduğunu ve evin tehlikede olduğu’’ ile ilgili uyarıları ‘‘Olacak şey mi!’’ diyerek geçiştirdiler. Hatta Bay Massigher evin oğlu evin  Federico’ya birlikte gidip kontrol etme teklifinin Bayan Dron tarafından ‘‘Peki oyun ne olacak Massigher? Doktor Matora’yı ekecekmisiniz? Hem de yağmur altında civciv gibi sırılsıklam olmak için…’’  denilerek bertaraf edilmesine engel olamamıştır.

İskanbil oynarken,  dışardan gelen gürültüler artmaya başlamış, sanki devasa bir şey çamur dolu, derin bir çukura gömülüyor gibi olmuş, ancak tüm bunlara rağmen eller kağıt üzerinde gezneye devam etmiştir.

Birden kalın perdenin altından kara bir şeyin yerde kıvrılarak yavaşça ilerlediğini gördüler. Salondaki herkeste bir telaş ve korku yayılırken telaşını belli eden oğluna Bayan Gron ‘‘Sadece su girmiş içeri görmüyormusun?’’ diye çıkıştı.

Sonunda bir yarıktan ve delikten eve sızmış, salona ulaşmadan önce tıpkı bir yılan gibi oraya buraya kıvrılarak koridordan geçmişti. Genç Federico:‘‘Bu aptallar kesin pencerelerden birini açık bırakmışlardır!’’ diye bağırdı. Ve kapatmaları için Bayan Gron uşakların gelmesi için zili çaldı. Ancak uşaklardan hiçbirisi gelmedi. Ve sinirle zili çalmaya devam etti. Bu esnada salonda su birikindisi yavaş yavaş kabarmaya başladı.

En sonunda Massigher cesaretini toplayıp,‘‘Bayan Gron,’’ dedi, ‘‘ben size söylemiştim…’’

‘‘Ah, Tanrı aşkına, yine mi siz Massigher!’’diye karşılık verdi Maria Gron. Delikanlının lafınını bitirmesine bile izin vermedi.‘‘Sadece biraz su birikintisi var yerde, hepsi bu. Şimdi Ettore gelip kurular. Hep o kahrolasıca camlar yüzünden her defasında sızdırıyorlar, hepsine yeniden tadilat yaptırmak gerek.’’

Ne var ki, Ettore adındaki uşak bir türlü gelmiyordu, diğer uşaklarda öyle. Gece, tehlikeli ve bunaltıcı bir hal almıştı. Bu sırada, sebebi açıklanamayan gürültüler evin temellerinde, tıpkı fıçı yuvarlanmasını andıran sürekli uğultuya dönüşmüştü. Artık dışardaki yağmurun sesi duyulmuyordu, evdeki uğultu yağmurun sesini bastırmıştı.

Evin oğlu Federico uşakları çağırmak için koridorda giderken nihayet nehrin kıyıyı oyarak, acımasız, sağır bir öfkeyle eve kadar ulaştığını ve bu taraftaki duvarların yıkılmak üzere olduğunu anlamıştı. Ve geri döndüğünde yüzü kar gibi bembeyazdı.

‘‘Gidelim buradan, hemen gidelim, arabam dışarıda, içeride kalmak çılgınlık olur…’’diyordu. Bu esnada Bay Gron çekmecenin birini karıştırarak senetlerini topluyordu. ‘‘Ah hayır! Hayır! Hayır!’’ diye haykırdı sonunda öfkeden deliye dönen Bayan Maria. ‘‘Bunu istemiyorum! Çiçeklerim, benim güzel eşyalarım. İstemiyorum, istemiyorum!’’

Bu esnada Bay Gron senetleri koyduğu deri torbayı sıkı sıkı tutuyordu. Tam o sırada  öncekilerden daha tuhaf ve daha yakın bir yıkılma sesi geldi uzun uzun. Gron’ların kalbine buzdan bir kapan kapanmıştı. ‘‘Ah hayır hayır!’’ diye haykırmaya başladı kadın yine ‘‘İstemiyorum, istemiyorum!’’ Hayır dercesine başını sallıyordu. Ve sallanan perdeye doğru endişeli adımlarla ilerledi. Buna izin vermediğini bizzat orada beklediğini ve suyun oradan geçmeye cesaret edemeyeceğini anlatmaya çalışıyordu.

Ve bir anda kadının karanlığın öteki tarafında gözden kaybolduğunu gördüler. Kadın perdenin arkasından yitip gitmişti, cehennemi andıran gürültünün artmasına rağmen sesizlik çökmüş gibiydi. Ta ki Massigher, ‘‘Biri kapıyı çalıyor,’’deyinceye dek.‘‘Biri kapıyı mı çalıyor?’’ diye sordu Martora.‘‘Kim olabilir ki?’’diye ekledi.

‘‘Hiç kimse.’’ diye yanıt verdi Massigher.‘‘Kimse yoktur herhalde artık. Yine de kapıyı çalıyorlar, iyi bir şey bu. Belki de bir ulak, haber vermeye gelen bir ruh, bir varlık. Burası bir soylu evi. Öbür dünyadan gelenler, buna göre davranır çoğu zaman.’’

Sanırım şimdi bu hikayenin beni neden bu kadar etkilediğini anlatma zamanım şimdi geldi.

Fuat Baran’ın 04.04.2018 tarihli ve ‘‘Fetullah Gülen’e operasyon mu yapılıyor?’’başlıklı yazısını okuyunca yakın zamanda okuduğum bu hikaye derhal aklıma düştü. Ve bu hikaye sayesinde Bayan Maria Gron gibi bazı kişi/kişiler tarafından kabullenilmesi zor gerçeğin hareketin liderinden nasıl gizlenildiği beynimde çok net somutlaştı.

Eğer öyle olmasaydı, yazıda bahsedilen hata ve ihmallerin yapılmasına, hizmet hareketini birkaç kişi ile kurup yarım asır olmadan dünya ölçeğinde eğitim ve aydınlanma hareketine dönüşmesine liderlik eden Fetullah Gülen tarafından müsade edilir miydi?

Böyle olmasaydı hizmet hareketinin büyük abilerinden, Halit Esendir yakın zamanda verdiği bir röportajda “Süreç öncesi ve sonrası hiçbir yazılı veya sözlü düşüncelerimi ulaştıramadım kendisine…” der miydi?

Ancak Fetullah Gülen’in yakın çevresini tanımadığımdan  kimin/kimlerin Bayan Maria Gron’un rolünü üslendiğini bilemiyorum. Ayrıca bu gerçekleri gizleme gayretinde bulunan kişi/kişilerin bunu Bayan Gron gibi masum düşünceler içinde olduğunu hiç sanmıyorum…

Hamza Sipahigil

 

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here