#KosovaYazıları ‘Biz Duyalım Sessizliğin İçindeki Çığlıkları’

270

Hiç bilmediğim bir yerdeyim. Kalabalığın tam ortasında. İnsanlar dertliler, yüzlerindeki ifadeden belli. Bir uğultu şeklinde insanlar seslerini duyurmaya çalışıyorlar ama duyulmuyor. Bir şeyler oluyor ama duyan yok. İnsanlar acı çekiyorlar. Bizim onları duymamızı istiyorlar. Kimimiz duyuyoruz ama kimimiz duymuyoruz. Duyduklarımızı da anlamıyoruz çoğu zaman.

Duyanlar da anlamayı bilen insanlar genellikle. Anlayabiliyor muyuz? Duyuyoruz ama anlıyor muyuz orası bir muamma… Sessizleşiyor birden etraf. İnsanlar birilerine yalvarıyor.. İç çekiyorlar. Çocuklar köşede “baba” diye ağlıyor. Aklımdan bir şarkı sözü geçiyor şimdi.. “Kimse görmüyor mu? Kimse duymuyor mu? “ diyordu Cem bey.. Biz duyalım sessizliğin içindeki çığlıkları, iç çekişleri, sesini duyurmaya çalışanları…

 

I’m in a place I’ve never known. In the middle of the crowd. People are suffering, it is certain from their face expressions. People try to announce their sound in the form of a roar but it cant be heard.  There is something happening but no one is hearing. People are in pain. They want us to hear them. Some of us hear it, but some of us doesn`t.

Most of the time we also don`t understand what we hear. People who hears are the ones who  know to understand what they hear in general. Can we understand? We can hear but do we understand, its the problem.      Surrounding is becoming quiet suddenly. People are begging for someone.. They are inhaling. Children are crying with saying “father”. Now one music lyrics passed in my mind. “Nobody sees? Nobody hears? “said Mr. Cem. We try hear those who try to hear the screams, the sighs, the voice in silence …

 

Sevde Betül MİYANYEDİ

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here