SAĞLAR AİLESİ

340

Son birkaç yıldır temel hukuk kurallarının kağıt üzerinde kaldığı, insan hakları ihlallerinin, işkencelerin sistematik hale geldiği Türkiye’de, mağdur olan insan sayısı her geçen gün artıyor. İnsan Hakları Derneği verilerine göre de cezaevlerinde halen ölümler, sevk ve sürgünler, işkence ve insanlık dışı yahut onur kırıcı muamele gibi çok sayıda hak ihlali yaşanıyor. Son beş yılda ağır hasta 451 tutuklu ve hükümlü cezaevinde hayatını kaybetti. Özellikle hasta tutuklulara dönük etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engeller var. Aylarca hastaneye sevk edilmeyi bekleyen birçok mahpus, hastaneye gitme fırsatı yakaladığında ise kolluk refakatinde veya kelepçeli tedavi dayatmasıyla karşı karşıya kalmakta. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, 2017 Şubat ayı itibariyle, Adli Tıp Kurumu raporuyla ağır ve sürekli hastalığı belgelenen tutuklu ve hükümlü sayısı 841. Muharrem Öğretmen de bunlardan sadece biri…
Bingöl’de yaşayan Muharrem Sağlar kolon kanseri teşhisi ile dört ciddi ameliyat geçirmiş ve bağırsaklarının büyük bir bölümü alınmış. Aynı zamanda şeker hastalığı olan Muharrem Bey, %62 engelli raporu olan, malulen emekli bir sınıf öğretmeni. Muharrem Öğretmenin biri kız ikisi erkek olmak üzere üç çocuğu bulunuyor. 18 yaşındaki Elanur, Rett Sendromu hastası. Rett Sendromu, beyin gelişimini etkileyen, genetik, nörolojik ve gelişimsel bir rahatsızlık. Genellikle kızlarda görülüyor. Ortalama 25 yıl yaşıyorlar. Bu hastalarda büyüme kısıtlı oluyor, iletişim yetenekleri yok denecek kadar az. Kişisel ihtiyaçlarını kendi karşılayamıyor Elanur. Dolayısıyla % 100 engelli raporu var. Muharrem Bey bir yandan kendi rahatsızlıkları ile uğraşırken bir yandan da kızının bakımı ve tedavisi için elinden geleni yapıyor ve eşine yardımcı oluyordu.
Ta ki 21 Mart 2017 sabahına kadar. Saat 06:30 sularında kapıları çaldı. Bir ihbar üzerine geldiklerini söyleyen polisler, evini ve arabasını aradıktan sonra, hiçbir delil bulunamamasına rağmen, terör örgütü üyeliğinden Muharrem Öğretmeni gözaltına aldı. Bingöl Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde yer olmadığı için Jandarma nezarethanesinde tutuldu birkaç gün. Ardından Ankara’ya sevk edildi. Hem de işkence iddiaları ile gündeme gelen bir spor salonuna! Burada beş gün yerde yatmak zorunda bırakıldı. Ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Önce Ankara Sincan Cezaevine sonra da memleketinden kilometrelerce uzağa, Kırıkkale cezaevine gönderildi. Oda binlerce suçsuz insan gibi ‘terörist’ olmakla ‘darbe yapmakla’ suçlanıyordu, kanıt olmaksızın.
Yüzde 62 özrü bulunan Muharrem Bey sağlık raporlarına ve yapılan tüm itirazlara rağmen yaklaşık bir yıldır tutuklu. Hakkında iddianame hazırlanamadığı için mahkemeye de çıkarılmadı. 12 kişilik bir koğuşta kalıyor. Rahatsızlığı sebebi ile yemesi ve içmesine çok dikkat etmesi gereken Muharrem Öğretmen için hapishane koşulları çok zor. Düzenli olarak doktor kontrolünden geçmesi gereken emektar öğretmen, tüm taleplerine rağmen ancak aylar sonra hastaneye götürüldü. Yapılan tahliller sonucu, bağırsağından parça alınıp, analiz edilmesi gerektiği ortaya çıktı ancak bu yapılmadı. Kışın gelmesi ile hapishane koşulları zorlaştı. Muharrem bey ve koğuş arkadaşları soğuk gecelerde ısınabilmek için ikinci bir battaniye talep ettiler. Sağlık durumundan dolayı yalnızca Muharrem beye verildi.
Elanur babasını aylardır göremiyor çünkü görüşlere gidemiyor. Babası gittiğinden beri çok hırçınlaşmış ve ani sesler çıkartmaya başlamış. Eşi olmadan % 100 engelli kızının bakımını tek başına üstlenen annesi, bel fıtığı olmuş. Ailenin, görüş günlerinde Kırıkkale’ye gitmesi hem maddi açıdan hem de Elanur ’ un kime bırakılacağı ve nasıl bakılacağı gibi kaygılar yüzünden çok zor oluyor. Her görüşe gittiklerinde çocuklar okula iki gün gidemiyor. Muharrem Beyin masumiyetine inanmayan ve hapiste belki de ölümle sonuçlanabilecek muameleleri ona reva görenlere, “Kanser hastalığı ile boğuşan ve kızı yüzde yüz engelli bir baba, mesleği olan öğretmenliği dahi bırakıp malulen emekli olmuşken nasıl olur da iddia edildiği gibi terör faaliyetlerine vakit bulabilir? Bunca hastalık ve sıkıntı ile uğraşan birinin darbe ile ne alakası olabilir? “ diye soruyor Sağlar Ailesi. Ailenin şu an en büyük temennisi belki de ömrünün son yıllarını yaşayan Elanur’ un bu seneleri babasından ayrı geçirmemesi.
Emel KANDEMİR

Bu videonun hazırlanmasında emeği geçen metin yazarlığı, seslendirme ve montaj ekiplerine teşekkür ederiz.

Sağlar Ailesi’nin yaşadığı trajediyi anlattığımız yayını VİDEON kanalımızdan izleyebilirsiniz.

Abone olmayı unutmayın..

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here