Bir ‘Dileğimiz’ Vardı

168

Hayatta ölümden başka her şeyin bir çaresi olduğunu söyler büyükler. Geçtiğimiz günlerde ülkece çaresizliği tattık. 27 yaşındaydı Dilek. Kanser hastasıydı. İlaç bulamıyordu hastalığına derman olacak. 5 yıl önce bir umut şehirlerine gelen bakanın yanına gitti. “Hayati önemdeki ilaçlarımızı bulamıyoruz” dedi sesi titreyerek. Bakanın eline sıkıştırdığı üç-beş kuruş kanser kadar ağır geldi onuruna. En büyük düşmanı stresin altında “Dilenci değilim ben. Görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda” diyerek uzaklaştı bakanın yanından. Aradan 5 yıl geçti, Dilek ilaçlarına kavuşmuştu ama ölümün çaresi yoktu. Hepimizin şahit olduğu bir ‘dileğimiz’ vardı yaşamasını istediğimiz, onu kaybettik.
2010 yılında Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünü kazanmıştı Dilek Özçelik. Çocukları çok seviyordu. Azimliydi, öğretmen olacaktı. Üniversitenin ikinci yılında lenf kanserine yakalandı. Hastalığı nedeniyle eğitimine devam edemeyen Dilek, Tekirdağ’ın Saray ilçesinde ailesiyle birlikte yaşıyordu. Tekirdağ’da tedavi görüyordu ancak buradaki hastane kanser hücrelerinin temizlenmesi için yeterli değildi. Onkoloji bölümü iyi olan bir hastanede cerrahi uzmanlar tarafından kontrol altında tutulması gerekiyordu. Araştırmalar sonucunda Ankara’da bulunan bir hastanede Dilek’in tedavisine başlandı. Özçelik Ailesi 7 yıl boyunca tedavi için Tekirdağ ve Ankara arasında gidip geldi. Ancak Özçelik Ailesi kızlarının tedavisi için gerekli olan kanser ilaçlarını bulamıyordu. Dilek’in Sağlık Bakanlığı’na yazdığı mektupta karşılıksız kalmıştı.
15 Nisan 2013’de dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Edirne’ye gelmişti. Dilek, koruma ordusunun arasından, namaz kılmak için camiye giden Bakanın karşısına çıkabildi. Kullandığı kanser ilaçlarının temini için bakandan yardım istedi. “Kanser hastasıyım, ilaçlarımı burada bulamıyorum” dedi. Bakan elini cebine attı, bir miktar parayı Dilek’in avucuna sıkıştırdı. Parayı almak istemedi Dilek. Bakan diretti. “Al işte kızım, başka ne yapacağım” dedi. Ardından da tembihledi: “Cebinden düşürme, orada epey para var.” Dilek, hayal kırıklığına uğramıştı. Utanıyordu. Bakanın hareketi onurunu kırmıştı. Para değil hakkı olan ilaçları istiyordu. Anlatamadı derdini bakana. Ama parayı almayı da gururuna yediremedi. Derdi para değildi. Geri verecekti. Bakanın camiden çıkmasını beklemeye başladı. Önünde yine bir koruma ordusu vardı. Bakanı gördü, fırladı yerinden. Elindeki parayı bakanın avucuna koydu Dilek. Ardından hafızalarımıza kurşun gibi saplanan o sözleri söyledi bakana. “Ben dilenci değilim. İnsanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. Görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda.” dedi. Ağlayarak uzaklaştı oradan.
İlerleyen günlerde basında çıkan haberlerin de etkisiyle Dilek’in tedavisi için eksik olan ‘Dekarbazin’ etken maddeli ilacın 3 aylık tedaviyi karşılayacak miktarı Türk Eczacıları Birliği tarafından kargoyla Edirne’ye gönderildi. Hastanede tedavisi süren Dilek’e, ilaçları bittiği zaman Edirne Eczacılar Odası’ndan temin edebileceği söylendi. Süreç içerisinde iki defa ilik nakli olan Dilek, kendi ilaçlarına kavuşsa da ilaçlarına kavuşamadan ölenler için yaşadığı acıyı şu kelimelerle anlatıyordu: “İlik naklimin, ilkinde başarısız olunca, üzerimde bir ilaç denendi. Bu ilacı da Amerika’dan getirtmiştik, benimle aynı kanser türünü ve aynı tedaviyi gören bir hasta vardı. Ben bu ilaca tanıdığım kişileri arayarak 2 günde ulaştım. Doktorum şanslı olduğumu söyledi çünkü aynı ilaca 4 ayda zor ulaştığını söylemişti. Bir yerden sonra eğer vicdanınız varsa, insani değerleriniz halen çökmediyse kendiniz ilaca ulaşsanız bile ulaşamayanların acısını çok ciddi anlamda yaşıyorsunuz. Her defasında manevi anlamda ilaca ulaşamayanlar için kendinizi ölmüş gibi hissediyorsunuz.”
Lenf kanseriyle 6 yıldır mücadele eden Dilek, 2017 Nisan ayında Cumhurbaşkanının kanser ilaçları ücretsiz olacak açıklamasına sevinmişti. “Hastalar kanserden çok, ilaç bulabilmek için mücadele veriyor. Umarım denildiği gibi ücretsiz hale gelir” diyordu. Ancak yapılan açıklamalarda devletin SGK ve emekli sandığı gibi sosyal güvencelere sahip hastaların tedavi giderlerinin karşılandığı söylense de devlet hastanelerinde yapılmayan birçok tahlil ve tedavi hastalar tarafından ödeniyordu.
Dilek hastalığına rağmen elinden geldiğince okula gidip gelmeye, sınavlara girmeye çalışıyordu. Hep çok sevdiği çocuklarla birlikte geçireceği zamanları hayal ediyordu. İlk günden beri, hastalığı atlatacağını umuyordu, iyimserdi. Dilek’in mezuniyetine bir yıl kalmıştı. Ancak durumu ağırlaştı. Doktorlar artık okula gitmesine müsaade etmedi. Kanserle mücadelenin ağırlığı genç omuzlarında büyük bir yükken okula devam edememekte onu ayrıca üzüyordu. Bir yıl önce Tekirdağ’ın Saray İlçesi’nde ailesi ile birlikte yaşadığı evinde durumu ağırlaşınca Ankara’da hastaneye kaldırıldı. Durumu giderek kötüleşiyordu. Annesi hep başındaydı. Nakil yapılan ilik diğer hücrelere baskı yapmıştı. Aniden ateşlendi. Yoğun bakıma kaldırıldı. Kanser hücreleri bütün vücuda yayılmıştı. Solunum güçlüğü çekiyordu. Dayanamadı Dilek, 3 gün sonra hayata gözlerini yumdu. Cenazesi Ankara’dan yaşadığı mahalleye getirildi. “Hayatınızda çaresizliği hiç tatmamışsınız” diyen Dilek, herkese çaresizliği tattırdı.
Dilek’in babası Nevzat Özçelik, kızıyla gurur duyuyordu. Dilek’in, Edirne’de dönemin bakanı Erdoğan Bayraktar’a karşı sergilediği tutum nedeniyle birçok kanser hastasının ilaç almasına vesile olduğunu söylüyordu. Babasının dediği gibi Dilek bunun için çok mücadele etmişti. Bakanlığa defalarca yazı yazmış, görüşmeye gitmişti. Ailesine “Kendimden daha çok, diğer hastalara ilaçlar ücretsiz verildiği için mutluyum” diyordu. 27 yaşındaki genç kızın mücadelesi, onurlu duruşu, başkaları için çabalaması ardında kalanlara en büyük vasiyet oldu. Genç ölümü yürekleri yaktı. Dilek, milyonlara haysiyet dersi verip aramızdan ayrıldı.

Deniz ZENGİN

@kamphatiralarim

Bu videonun hazırlanmasında emeği geçen metin yazarlığı, seslendirme ve montaj ekiplerine teşekkür ederiz.

Dilek Özçelik’in yaşadığı trajediyi anlattığımız yayını @VideonTr kanalımızdan izleyebilirsiniz.

Abone olmayı unutmayın..

 

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here