Emin Çölaşan aradığını buldu mu?

775

28 Ocak 2018 tarihinde iki haber dikkatimi çekti. Daha doğrusu birisi haber, diğeri Emin Çölaşan’ın köşe yazısı. Değerli gazeteci Suriye politikasının mimarı eski bir bakana çağrı yapmış; “çık ortaya, mertçe konuş, politikanı savun” diye. Belli ki eski bakanı arıyor.

O tırım tırım politik mimarı ararken, bir diğer haber de aynı gün ajanslara düşmüş, dikkatimi çekiyor. Aranan şahıs Silivri’de 15 Temmuz Köprü davalarını izlemeye gitmiş. Mahkeme çıkışı yaptığı açıklamayı ise ertesi gün (29 Ocak 2018) okudum. Böylece etti 3 haber.

Bu 3 haber peş peşe bana bazı Amerikan filmlerini hatırlattı. Hani “suçlular mutlaka suç mekanına dönerler” mantığı üzerine oturtulmuş filmler varya, olanları. Işlerini temiz mi yapmışlar, arkalarında iz bırakmışlar mı? görmek isterler. Yani suç fiiliyatlarının önemli bir parçasıdır bu. Galiba hem işini bitirmiş olmak, hem de işinin mükemmelliğiyle övünmek ihtiyacı gibi karmaşık duygular barındırır bu “suç mahallinde dolaşmak”.

Mesela bu strateji planlayıcı eski bakan da “suç mahalli” ziyaretinden sonra yaptığı açıklamada sonuçtan ne kadar memnun kaldığını tatlı bir gülümseyişle tıpkı bir şiir gibi anlatmış; “mahkemedeki düzen ♪”, “duruşmalardaki genel ahenk ♪♪” ve “hukuk devleti işleyişi ♪♪♪”.

Her ne kadar biz mahkemelerle ilgili farklı izlenimlerde ve duyumlarda bulunduysak da; mesela dolana dolana ifade vermeye çalışan kodesten gelip oraya götürülecek olan (yani çıkma şansı sıfır olan) 9 aylık hamileler, anaya babaya anlatamayacak kadar özel hallerini onlarca insan önünde hakime anlatmaya çalışan masumlar, hakimlerin hukuksuzluğuna dayanamayıp tepki gösteren avukatlar, ana-babalarının arkasından ağlayan süt bebekleri-çocuklar, bazısı büyük oranda engelli olduğu halde hapiste yatan yaşlılar, sakatlar, ölenler, intihar ettiği! söylenenler, bağırsaklarının patladığını anlatanlar, utanmayı bir yana bırakıp tecavüze uğradığını haykıranlar… bla bla bla. Uzmanlardan ve stratejistlerden daha iyi bilemeyiz ya. Belli ki davalar şiir gibi, şarkı gibi, kısaca müzikal filmler gibi devam ediyor. Seyirlik ve eğlencelik yani..

Her neyse. Bu arada diğer bir film daha geldi aklıma. İngiliz yapımı Blackmirror son sezon 6. bölümde, masum olduğu halde elektrikli sandalyede idam edilen birinin idam edilme anında kaydedilen bilincinin, film bu ya, güya ileri bir teknoloji ile yeniden ve sadece o anı yaşayacak kadar canlandırılması ve para karşılığında adamdan intikam almak isteyenlere, şalter kolunu indirme ve masum adamın acılar içinde tekrar tekrar yaşadığı ölüm anını seyretme şansı verilmesi sahnesini hatırladım. Yani Sayın Çölaşan bazı şahısları mesela İçişleri Bakanı gibi (tabi eğer arıyorsa), işkencehanelerde de bulabilir. (Bu haberde basından)

Bir sonraki gün sonra ise (30 Ocak 2018) 4. bir haber daha okudum. Suriye Politikası Mimarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve en ön sırada görülmüş. Zeytin Dalı operasyonuna övgüler düzen Büyük Starateji uzmanının mecliste bulunması şaşkınlık ve sevinç yaratmış, alkışlarla karşılanmış. Bu sıralar ilginç bir şekilde aylardır kayıp olan bazı eski bürokratların da TBMM’de boy gösterdiği görülüyor haberlerde. Demek ki karargahta toplanma zamanı.. Beslenme tarzlarına uygun yeni bir sahne hazırlanmış olduğu anlaşılıyor. Bu saatten sonra, şu ana kadar kayıp olanları bile, karargah merkezlerinde de bulabilirsiniz Sayın Çölaşan.

Son olarak bir film daha geldi gözlerimin önüne. Quentin Tarantino’nun yapımcısı olduğu  “Hostel” filmi. O’nun konusunu merak edenler seyretsin artık. Bazılarının nerelerde bulunabileceği hakkında ip ucu vermesi açısından, kısa bir gözlem. Umarım işinize yarar.

 

Nil Yılmaz

31.01.2018

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here