Zarrap Davası neleri etkiler, neleri gösterdi?

1522

Reza Zarrap.

32 yaşında Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm bakanlarını ve Başbakanı’nı kendisine para ile kul köle yapan İran asıllı rüşvetçi.

Bakanların önüne yattığı, başbakanların kucağına oturduğu rüşvetçi.

Aile gelenekleri olan, oruspu ve memurun rüşvetini önden veren ve bununla tüm ülkeyi dünyaya rezil eden rüşvetçi.

Reza Zarrap uçtu Amerika’ya ve tüm önüne yatanları gammazladı kendisini kurtarmak için.

Zarrap ilk Amerika’da tutuklandığında demiştim, Zarrap kendi canını kurtarmak için FBI ile anlaştı ve Amerika’ya geldi.

Zira bu kadar önüne yatan devlet yekilisi ve rüşvet verdiği oruspu ruhlu üst düzey yetkili varken ve bunlar ortaya saçılmışken onu ortadan kaldırmak isteyeceklerdi.

Hele ki, ortağı Babek Zencani İran’da tutuklanmış ve idam cezasına çarptırılmışken, sıranın kendisine de geldiğinin farkındaydı.

Hem Türkiye’de, hem de İran’da onu öldürmek isteyen çok sayıda kişi vardı.

Tüm bunlardan kurtulmanın yolu, herşeyi itiraf ederek, Amerika’ya sığınmaktı.

Varsın birkaç yıl hapis yatsın, önemli olan hayatta kalabilmekti.

Ve zarrap akıllıca bir tercih yaparak kendi hayatını kurtarma adına FBI ile anlaştı ve kaçtı canını kurtardı.

Şimdi artık netleşti ki, Zarrap herşeyi anlatacak ve itirafçı olacak.

Anlaşılıyor ki Zarrap Amerika’ya gelirken hazırlıklı gelmiş.

Sadece itirafların yetmeyeceğini söylediler ve O da rüşvetini baştan verdiklerinin hepsinin tuttuğu belgelerini de Amerika’ya gelirken getirmiş.

17-25 aralık operasyonu ile ortaya çıkan pislik o kadar büyük idi ki, Erdoğan Türkiye’de koyuna çevirdiği halka bunu yuttursada bu öyle küçük lokma değildi dünyanın yutması için.

Ve Erdoğan artık farkına vardı, Amerika’daki bu lokmayı yutamayacak.

Dün yediği hurmalar artık tırmalayacak.

Erdoğan ve ekibinin en büyük ümidi Trump idi aslında.

Trump seçilince zil takıp oynadılar.

“Trump reis” güzellemeleri yaptılar.

O kadar Trump ve kendilerinden eminlerdi ki, Trump’ın en yakınındaki isimlere rüşvet verip yazılar yazdırdılar, yetmedi onlara milyon dolarlar vererek, Fethullah Gülen’i Amerika’dan kaçırma planları yaptılar.

Fakat sadece br yılda tüm pislikleri ortaya çıkınca, ve Trump’ın Amerika’daki zor durumunu hesap edemediler.

Trump o kadar kendi derdine düşmüştü ki, Erdoğan ve avanelerinin hukusuz işlerine bakamadı bile.

Trump rahat olsa idi, belki Erdoğan ve ekibi emellerine ulaşabilirdi.

Ama Trump kendi derdine düştüğü ve Flynn-Erdoğan ekibinin yaptığı pis işler ortaya saçılınca, mecburen Trump kendisini bu işe dahil etmedi ve uzak durdu.

Zarrap davasını siyasi bir dava haline getirme çabaları bu nedenle başarısız oldu.

Ve artık Zarrap davası, dünyanın ve Amerika’nın en fazla konuştuğu mesele haline geldi.

İlk başlarda bu davaya pek ilgi göstermeyen Amerikan medyasında artık en fazla konuşulan konuların başında Zarrap- Erdoğan-Flynn üçgeninde dönen olaylar olmaya başladı.

Peki Zarrap davasının Türkiye’ye ve Erdoğan avenelerine etkisi ne olur.

Öncelikle bu dava ve sonucunda ortaya çıkan kararların en fazla etkileyeceği konu, Türk ekonomisi olacaktır.

Özellike Türk bankacılık sistemi çok cidd bir krize girecek.

Zarrap davasında sadece şahıslar değil, çok sayıda bankada yargılanıyor.

Bu bankalara çok ciddi cezalar verilecek.,

Türkiye’nin ben bu cezaları ödemiyorum deme şansı ve lüksü yok.

Paşa paşa ödeyecekler.

Aksi halde dünya ekonomisine ve ticaretien kapanır ve bu tümden bir çöküşe neden olur.

Bankacılık sektöründe başlayacak olan bu kriz, zaten pamuk ipliğine bağlı ve dışardan sıcak para fonlaması ile ayakta duran ekonominin tarihinde görmediği bir ekonomik krize neden olacağını öngörmek hiç zor olmasa gerek.

AKP rejiminin para, makam, kömür, makarna ile ayatka tuttuğu hanedanlığı bu ekonomik kriz ile darmadağın olacaktır.

Ve bugün Erdoğan’a makarna ile tapanlar, kendi yaptıkları helvadan putlarının artık kendilerine makarna vermemesi karşısında yemeye başlayacaktır putlarını.

Erdoğan’ın para ile sadık birer hizmetkar yaptığı kişiler tekler, teker terkedecektir para alamayınca.

Zarrap davasından en fazla etkilenecek başka bir gurup da, önüne yatanından, rüşveti çikolata kutusunda alanına, parası peşin verdiği orospu ruhlu kim varsa, bundan sonra Edirne’den öteye gidemeyecektir.

Davanın sonucunda ortaya çıkacak cezalarla, şuan için kimi kaynaklarda 90, kimi kaynaklarda 200 civarındaki isminden direk etkileneceği iddia ediliyor.

Bu kişiler artık yurtdışına çıkamayacaklar.

Zarrap davası sadece kara para aklama ve İran ambargosunu delme davası değil, aynı zamanda, İran Devrim Muhafızlarının fonlanması davasıdır.

Bu fonlama yapılırken ve işin içinde İran varken, Türkiye’deki iran ajanlarını ortaya çıkaran Selam Tevhid Örgütü’nünde bu davaya konu olacağını görmek de hiç zor değil.

Erdoğan’ın 17-25 aralık operasyonlarında aslında korkusunun para ile ilgili kısım değil, bu konu olduğunu biliyoruz.

Aynı şekilde, Amerika’daki Zarrap davasında, kara para aklamadan daha fazla üzerinde durulan konunun, İran’daki Devrim Muhafızları’na, Zarrap’ın ifadesi ile “finansal cihatta” yardımcı olunması olduğunu da belirtmek lazım.

Bu konunun, para konusunda daha fazla, Erdoğan ve avanelerinin başını ağrıtacağını belirtmek lazım.

Yani kısaca, Zarrap kendisini kurtarmak için itirafçı oldu ve tüm suç ortaklarını gammazladı.

Türkiye Cumhuriyeti Amerika’ya değil nota, binlerce beste de yollasa boşuna.

Erdoğan ve avanelerini çok zor günler bekliyor.

Zarrap davası Türkiye’de çok güzel bir turnusol kağıdı vazifesini de yaptı bu arada.

17-25 aralık operasyonlarından sonra, Erdoğan tarafından ortaya atılan “paralel yapı” yalanının peşine düşerek, ülkenin şerefini kurtaran o operasyonları yapan polislere en aşağılıkça iftiralara atılırken, ramazan günü sahur vaktinde evlerinden alınıp hapse atılırken zil takıp oynayan, şimdilerde Zarrap davası üzerinden Erdoğan,a saldıran aşağılık ruhlu, fikrin fahişesi siyasileri, gazetecileri, akademisyenleri, yazarları tanıdı bu ülke.

Erdoğan’ın kuyruğuna takılıp, nasıl olsa Hizmet Hareketi’ni cezalandırıyor diyerek, 17-25 aralığı bir yolsuzluk operasyonu olarak değil, yargı darbesi yalanına inanan CHP ve sol kesim, utanmadan şimdilerde Amerika’daki dava üzerinden konuşuyor.

Adam olsaydınız o gün konuşacaktınız.

Dün o polisler hapse atılırken konuşacaktınız.

Omurgalı olsaydınız, ülkenin şerefini kurtaran ve dünyaya rezil olmaktan bir devleti koruyan o şerefli insanlara o gün sahip çıkacaktınız.

O gün susan siz omurgasızların bugünlerde konuşmalarınız gördükçe midem bulanıyor.

O polisler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin namusunu şerefini kurtardı.

O polisler, “haram lokma yemedim” diyerek, rüşveti peşin alan orospu ruhlulardan ve o ruhlulara destek veren aşağılık ruhsuzlardan olmadı.

Birazcık olsun haysiyet ve şerefiniz varsa, dün sahip çıkmadığınız o polislerin, şimdilerde gözaltına alınan ailelerine sahip çıkarsınız.

Haydi ne kadar haysiyetli ve şerefli olduğunuzu gösterin işte size fırsat.

Yok onu da yapmayacaksınız, susun.

Dün salya attığınız o polislerin başarıları üzerinden kendinize rant sağlamaya çalışmayın.

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here