Yeter Artık! Tenkit Ettiğiniz

1439

Ne olur bırakın artık cemaat ile, sistem ile uğraşmayı. Biliyorum iyi niyetle yapıyorsunuz, acı çekiyorsunuz ama inanın bana ne yeri ve ne zamanı doğru değil. Binlerce insan hapiste. Bizden dua istiyorlar, birşeyler yapmamızı bekliyorlar. Bizlerden işimizi gücümüzü bırakıp sistemi eleştiren yazı yazmamızı beklediklerini hiç zannetmiyorum. Cemaat sürekli saldırı altında, hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Yarın cemaat kalacak mı kalmayacak mı Allah bilir. Biz ise sanki aynen devam edecekmişiz gibi davraniyoruz. Olumlu tenkitlerin mutlaka yararlı tarafları ve gerekli olduğu durumlar vardır. Ama bana inanın o zaman bu zaman değil veya o ortam bu ortam değil. Her bir tenkit ile bir yararın yanında bircok zarar verilmiş olunduğunun farkına varılması gerekiyor artık. Kişilerin zihnine acaba yanlış yolda mıyız türünden fikirler malesef bizden diye düşünülen birileri tarafından getiriliyor. Havuz medyasının yapamadığı tahribatı biz kendi elimiz ile güya iyi niyet ile neden yapiyoruz? Anlamak mümkün değil. Peki değiyor mu gerçekten?

Zaman tenkit etme zamanı değil, hareket, sabır, dayanışma, ümit aşılama, destek verme, kısacası yapılması gerekenlerin bir tarafından tutma zamanı. Birbirine düşman olan bedevi kavimler bile dıştan bir hücum karşısında birlikte hareket edebiliyorken bize ne olmuş ki birbirimize destek olmamız gereken bir zamanda sürekli eleştiriyoruz. Halbuki ölçülerimiz şunlar değil mi: “Tenkit, bir hastalıktır.” Yine ihlas risalesinde Üstad “Tenkit etmeyiniz” demiyor mu? Peki gördüğümüz yanlışlıklar karşısında susmalı mıyız? Evet, eğer yanlışı söylemenin verdiği zarar yararından fazla olacak ise gerekirse bir müddet susmalıyız. Ah bir bilseniz bu tür yazıları okuyanların midesinin artık kaldırmadığını. Nerden mi biliyorum? Kendimden. Kendisi, eşi, çocuğu, akrabası… sıkıntıda olan birisi icin bu tür yazıların ne kadar zararlı olduğunu keşke idrak edebilseniz.

Bu satırların yazarı da gördüğü birçok eksikliği her ortamda dile getiren biriydi, ama anladı ki tenkitlerinin cok faydası olmadığı gibi bir sürü zarari oldu. Özellikle abilik görevi yapan kişilerin bir kısmının ciddi sıkıntılı olduğuna ben de inanıyorum. Çekilen bu mağduriyette sebepler planında ihmali olanlardan hala özeleştirisini yapmamış, kendisine çeki düzen vermemişleri Allaha havale ediyorum. Onlara zaten aldıkları bu kadar AH yeter ve artar bile. Bu dünyada ne kadar `abi` diye geçinseler de diğer tarafta kendilerinden hak iddia edildiginde abiliğin aslında ne kadar vebal gerektirdiğini acı acı anlayacaklar.

Biliyorum, tenkit hastalığına birkez yakalanılmışsa bu hastalığın şehvetinden kurtulmak çok zordur, belki de imkansız gibi birşeydir özellikle tenkit etmek marifet olarak görülüyorsa. Tahmin ediyorum ki; yazdığım bu yazının hiçbir faydası olmayacak bu tenkitçiler nazarında. Bu yazımı bile kendi önyargıları ile çoktan ademe mahkum etmişlerdir bile. Biliyorum, onlar güya iyi niyet ile her ortamda tenkit etmeye devam edecekler, bizler de hem dışarıdakilerin hem içeridekilerin yaptıkları karşısında içimiz kan ağlayarak seyretmeye devam edeceğiz. Tek tesellim tenkitçilere karşı uyarı vazifemi yapmış olmak.

Gelin ne olur bir müddetliğine bile olsa, birbirimizle ve sistem ile uğraşmayı, tenkit etmeyi bırakalım. Tenkit etmeden gördüğümüz eksiklikler hususunda ne yapılabilir konusuna odaklanalım? İlla tenkit edeceksek, önce kendimizden başlayalım… Böyle bir zamanda gece teheccüdümüzü kaçırıyor ve her an inlemiyorsak, ne olur suçu baskalarında aramayalım. “Allahım benim günahlarımdan dolayı bir türlü tam ferec gelmiyorsa, ne olur benim canımı al” diye yalvarmiyorsak, daha cok defa dışarıda suçlu aramaya, sistemi eleştirmeye devam ederiz.

Size söz veriyorum, içerdekiler Allahın izni ve inayeti ile özgürlüklerine kavuşunca sistemde gördüğüm eksiklikler ve adam bile olamamış kişiler ile en fazla mücadele edeceklerden birisi de ben olacağım. Ama bence o zaman bu zaman değil. O ortam bu ortam değil.

Allah bizleri niyetimiz iyi olsa bile yanlış şeyler yapmaktan ve masumlara zarar vererek vebal altına girmekten muhafaza eylesin. Amin…

 

NOT: 

Bu yazıyı bana yollayan arkadaşımın bana yolladığı not.

***

Merhaba Fuat Bey,

Ekte yazdiklarima sanirim cok katilmayacaksiniz ama buna ragmen yayinlayacaginiza inaniyorum.
Cok gec olmadan yayinlarsaniz memnun olurum.
Selamlar…
Yusuf Yilmaz
***
Her zaman dediğimi diyeyim, hakaret küfür olmadıkça her türlü fikri yayınlarım.
Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

1 YORUM

  1. ya arkadas kimse kimsenin adina konusmasin. tr de yasayan pekcok kamu gorevlisi bylock sendika para yatirma vs. konusunda ustu konumundakilere rahatsizligini dile getirdigi halde bu boyle yapacaksiniz dendi. olum kalim mucadelesi var diye yanlislarin konusulmayacagina sen kim olarak karar veriyorsun. imtihan sirri burada zaten. bastaki zat disinda cok az kisi sirtinda yumurta kufesinin omurluk oldugunun farkinda. cogymuz gunluk yasiyoruz. bir donem bazilari tr de devlet yonetiyoruz edasiyla yanlislar soylendiginde adam yerine koymadiklari gibi bu soylenenleri ustlerine bile aktarmadilar. kendi tiyatrolarina halel gelmesin diye. Allahu alem bu kibir ve ego olmasaydi bu kadar acida yasanmazdi. bir olayi sicagi sicagina irdelersen daha cok malumat sahibi olursun. simdi yasananlarin icerideki musebbibleride hesap vermeli. sufyan ve avanesinden hesap sorarken bu gozden kacirilmamali. o yuzden yanlislar konusulacak. kimse hizmetin sahibiyim gibi ahkam kesmesin.
    bu surece bakis acim ise sudur; iyi ki yasaniyor, Mevla tr tecrubesi ile 40-50 senenin dizaynini nasip ediyor insallah

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here