#28October Press Statement

292

It is a typically cold day in January 2017. Nagihan Gökçek, a mother of five, drives to Sincan prison in Ankara to visit her husband, Abdullah. When she enters the prison, she is detained, and her children are left alone in the car for hours. A video shows one of her children opening the car door in the prison parking lot, showing his brothers crying inside. In tears, he says, “We are five brothers, left alone. We have a disabled brother. I commend those people to God’s punishment.” One of her children has Down syndrome. Later that day a relative picks up the children from the cold car in the prison parking lot.

By the end of August 2017, six hundred sixty-eight (668) children under the age of six are in jails across Turkey with their mothers, detained or arrested as part of the government crackdown on the Hizmet Movement. One hundred forty-nine (149) of these children are infants under a year old.

As we look at Turkey and the Turkish communities around the world today, we’re confronted with an uncomfortable but undeniable truth: Thousands of children’s lives are currently shattered for no other reason than the family or the circumstances into which they were born.

As this release shows, unless the relentless assault on dissent in the country and abroad is not stopped immediately, the future of hundreds of thousands of disadvantaged and vulnerable children– and therefore the future of the society– will be imperilled. This discrimination and violence against communities and families means these children will not have the opportunity for an education nor the chance to earn a decent living and positively contribute to their respective communities.

The unlawful constraints confronting these children are neither technical nor a matter of resources. They are a matter of political commitment, and the Turkey’s government crackdown on dissent. It is imperative to join forces and make it a priority to end discrimination and ensure that hundreds of thousands of children are not left behind.

Children have the right to a standard of living that is good enough to meet their physical and mental needs. Governments should help families and guardians who cannot afford to provide this, especially regarding food, clothing, and housing.

We are particularly concerned about the situation of the 668 children under the age of 7, who according to the Justice Ministry (August 2017), are being held in Turkish prisons along with their mothers. We estimate149 of these children in prison are under 1 year old; 140 are 1 year old; 124 are 2 years old; 117 children, 3 years old; 77 children, 4 years old; 44 children, 5 years old; and 6 children, 6 years old, the ages of the remaining 11 being unknown. According to the Ministry of Justice, 344 of the children imprisoned along with their mothers are boys and 324 are girls.

Today, 28 of the October and we will do anything we can to stop this crime and witch hunt and we would like to create a world with love, peace and full of life for our children.

Thank you for your support.

#28Ekim Basın Açıklaması

TÜRKÇE

Ocak 2017, sıradan soğuk birgün. Beş çocuk annesi Nagehan Gökçek, Sincan cezaevine kocası Abdullah’ı ziyarete gider. Cezaevine girdiğinde gözaltına alınır. Çocukları arabada saatlerce yalnız başına kalırlar. Cezaevinin park alanında çekilen bir videoda kardeşlerden biri arabanın kapısını açıp ağlayan kardeşlerini gösterir.Gözyaşları içinde ”Biz beş kardeşiz, yalnız başımıza kaldık. Kardeşlerimden birisi engelli. Ben bu insanları Allaha havale ediyorum.” der. Kardeşlerden birisi Down sendromu. Gecenin geç saatlerinde akrabaları gelip çocukları cezaevinin park yerindeki soğuk arabadan alır.
Ağustos 2017 sonu itibariyle Türkiye genelindeki cezaevlerinde annesiyle beraber kalan altı yaşından küçük çocuk sayısı 668. Anne ve babaları hizmet hareketiyle bağlantılı olma suçlamasıyla işlerinden atıldı , gözaltına alındı ve tutuklandı. Bu çocuklardan 149 u bir yaşından küçük bebekler.
Türkiyede ve dünya üzerinde Türk topluluklarında bugün aileler rahatsız edici bir gerçekle karşı karşıya. Binlerce çocuğun hayatı doğdukları ailelerin hizmet hareketiyle bağlantıları olması dolayısı ile paramparça edilmiş durumda.
Eğer bu saldırılara ülke ve dünya genelinde hemen bir son verilmezse, yüzbinlerce korumasız ve bir çok şeyden mahrum çoçuğun geleceği kararacak. Böylece toplumun geleceği karartılacak. Bu ailelere karşı yapılan ayrımcılık ve şiddet , cocukların eğitim ve diğer temel haklarınının kısıtlanmasının yanı sıra güzel bir hayat kurma ve topluma katkıda bulunma haklarınıda ellerinden alıyor.
Yasadışı bu uygulamalar hiç bir gerçek bilgi ve belgeye dayanmıyor. Yapılanlara, Politik meseleler ve sıkı yönetim sebep gösteriliyor. Bu haksızlıklara ve ayrımcılıklara son verilmesi ve yüzbinlerce çocuğun haklarının çiğnenmemesi çok önemli.
Çocukların fiziksel ve zihinsel olarak ihtiyaçlarını karşılayacak normal bir yaşam standardına sahip olma hakları ellerinden alınmamalı. Devlet bu ihtiyaçları karşılayamayan (özelliklede yiyeyecek,giyecek ve barınma) ailelere veya koruyucu ailelere yardım etmeli.
Adalet bakanlığının resmi kayıtlarına göre, cezaevlerindeki yedi yaşından daha küçük olan ve anneleriyle kalan 668 çocuğun durumları hakkında endişe duyuyoruz. Tahminlere göre bu çocukların 149 tanesi bir yaşının altında, 140 tanesi bir yaşında, 124 tanesi iki yaşında, 117 tanesi üç yaşında , 77 tanesi dört yaşında , 44 tanesi beş yaşında , 6 tanesi altı yaşında ve kalan 11 tanesinin yaşı bilinmiyor, adalet bakanlığının açıklamasına göre cezaevlerinde anneleriyle kalan çocukların 344 tanesi erkek ve 324 tanesi kız .
Bugün 28 Ekim, ve biz bu yapılan haksızlıkların ve cadı avının artık son bulması ve çocuklarımızın sevgi,barış ve hayat dolu bir dünyada yaşaması için elimizden geleni yapmaya hazırız. Desteğiniz için teşekkür ederiz

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here