Yeşile Hasret Gözler

699

Ben bu rengi taşırım her zaman can köşemde.

Yeşilde ne arar da bulamaz insanoğlu?

(Faruk Nafiz Çamlıbel)

Solgun geçen sonbahar ve kış günlerine inat, ilkbaharda toprağın ruhunun görünür hale dönüşmesidir yeşil… Bu haliyle yaşamı, büyümeyi, yenilenmeyi, canlılığı, umudu, verimi, dirilişi ve direnişi temsil eder adeta.

Ormandaki çeşit çeşit ağaçların sahip olduğu farklılıkların uyum içinde ahenkle bir arada bulunmasını sağlayan renktir yeşil…

Birleştiriciliğin, dayanıklılığın, sarsılmazlığın, paylaşmanın, güvenin, barışın, erdemin sükunetin, simgesidir yeşil…

Üretken, takipçi, istikrarlı, özgür, cömert, samimi ve dengeli insanların vazgeçilmez rengidir yeşil…

Yeşil renk; dinlendirir, ferahlık verir, görme gücünü artırır, tazelik ve bolluk duygusu hâsıl eder… Başka bir ifadeyle şifa verir…

Nereden icabetti bu yeşil edebiyatı dediğinizi duyar gibiyim. Posta kutuma düşen aşağıdaki olay birkaç yıldır yaşatılan zulümlere sebebiyet verenlerin yeşilden ne kadar uzak olduklarını ve düşmanlıklarını hatırlattı bana. Haber kanalları neredeyse her gün yakılan ormanlar, kesilen ağaçlar ve betona dönüştürülen parklardan bahsediyor. Bunları yapan ve sebep olanların ruh halini varın siz düşünün…

İnsanlıktan nasibini alamamış, iyinin ve güzelin düşmanı olan esfel-i safilin derekesindeki bu güruh bu dünyada olmasa da elbette ki ahirette bunun hesabı verecekler.

Üzerine roman yazılacak kadar derin bir “yeşile bakış” olayıyla sizi baş başa bırakıyorum.

***

Bugün psikiyatri kliniğine ablamın ilacını yazdırmaya gitmiştim.

Tutuklu bir bayan geldi; omzu düşük, eli kelepçeli yanında bir bayan asker, iki er, bir de komutan vardı. Kapıda doktoru beklediler.

Erler kendi arasında konuşurken duydum F… dediler. Zaten bayanda ablalara çok benziyordu.

Kimseye bakmamaya çalışıp yüzünü gizliyordu. Bir süre sonra saksıdaki çiçeğe gözü takıldı, uzun uzun çiçeği yeşillikleri inceledi. Bende onu izlerken çok kötü oldum, kim bilir kaç zamandır çiçek görmediğinden uzun uzun inceledi.

Sonra askerlerle birlikte doktor odasına girdi; kelepçeyi çıkardılar sanırım. Askerler de çıktı, uzun bir süre beklediler. Bir aralık bayan asker yanıma oturdu, dosyayı incelemeye başladı, görebildiğim kadarıyla ablanın ismi Fatma’ydı. Başında duran erler de biri “ne kadar çok F… den aldılar bizde bıktık” dedi yanındakine.

Abla içeride normal hastalara nazaran çok daha uzun durdu. Çıktığında yüz gözü kızarmış elinde peçete vardı. İlaç kullanıyormuş onu yazdırmak için uzman doktorun gelmesini beklediler.

Komutan otur  şuraya yorulmuşsundur dedi ve ablayı hastaların yanına kelepçesiz oturttu. Kibar ve anlayışlı biri gibiydi zaten, yaşı da baya var gibiydi komutanın. Cezaevinde psikiyatrist yokmuş, psikolog varmış sadece, ondan buraya getirmişler.

Çok istedim, çok uğraştım ablayla göz göze geleyim, kimse görmeden bir kere gülümseyeyim ama hiçbir şekilde kimseyle göz kontağı kurmuyordu. Yüzü o kadar tanıdık geldi ki bir an için kalkıp sarılmamak, hüngür hüngür ağlamamak için kendimi zor tuttum.

Sonrasında ilacı yazdırıp, kelepçeyi takıp götürdüler. İnsanlar çaktırmadan arkalarından baktılar öylece. O kadar üzüldüm ki onca insanın içinde eli kelepçeli olmak ne kadar onur kırıcıdır kim bilir?

Kendimi bir an onun yerine koydum Allah tez zamanda o masum insanları bu külfetten kurtarsın inşaallah.

***

Allah’ım! Tutuklanan, hapsedilen ve derdest edilen “mescûn” kardeşlerimize; tevkif edilen, işinden alıkonulan ve hürriyeti kısıtlanan “mevkuf” kardeşlerimize; darda bırakılan, kendisine sebepler üstü bir yardım elinin uzanmasına muhtaç olacak şekilde üzerinde baskı kurulan “muzdarr” kardeşlerimize; gadre ve haksızlığa uğramış, hak ettiği imkânlar zorla elinden alınmış “mağdur” kardeşlerimize; hak etmediği muameleye tâbi tutulan ve zalimin gaddar eliyle zulme maruz bırakılan “mazlum” kardeşlerimize, tez zamanda serbest kalmalarını ve hak ettikleri hürriyet ve imkânlara kavuşmalarını lütfeyle. Öyle ki, bu lütfunun keyfiyeti, Sen’den gayrı “mâsivâ”dan gelebilecek iyiliklerden müstağni kılacak ölçüde olsun!… Âmin…

Halit Emre Yaman

@halitemreyaman

halitemreyaman@hotmail.com

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here