Ahmet Nesin: Madımak’da tetiği Doğu Perinçek çekti

1541

2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’inde 33 Alevi yazar, aydın ve sanatçının bugünkü AKP’nin ve Erdoğan’ın temsil ettiği gerici Emevi zihniyeti tarafından yakarak katledilmesi üzerine çok şey yazıldı, çok şey söylendi.

Madımak Katliamı bugün Türkiye’de faşizmi kurumlaştırmaya çalışan AKP ve Erdoğan iktidarının önünü açarken, katliamın azmettiricileri ise pek tartışılmadı.

Madımak Katliamının failleri ve azmettiricilerinin AKP’yi kurmalarının yanı sıra, bugün Erdoğan-AKP’nin politikalarını destekleyen Doğu Perinçek ve gurubunun katliamdaki rolleri ise hiç konuşulmadı.

Perinçek ve grubunun Madımak Katliamındaki rolü, gelecek günlerde daha çok açığa çıkacaktır elbette, ama bugün Perinçek ve grubunun AKP’nin ve Erdoğan’ın en iyi destekçileri olması bile, onların katliamdaki rollerinin en büyük delili olarak görülmelidir.

Madımak Katliamının 24’ncü yıl dönümünde Madımak’ta katledilmek istenen, ama ölümden kıl payı kurtulurken, bir çok yazar ve sanatçı dostunu, arkadaşını kaybeden büyük yazar Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin ile konuştuk.

* Size göre Madımak katliamının amacı neydi? Bu katliamla ne amaçlandı? 

Madımak katliamının amacı Aziz Nesin’di, direkt Alevilere bir saldırı değildi. Buna benzer katliamlar Türkiye tarihinde çok var. Derin devletin başlattığı olaylar bunlar. Derin devlet olayı fiştekliyor ama önüne geçemiyor. Bunun örneği 6-7 Eylül olaylarıdır mesela. Derin devlet de o kadar büyüyeceğini hesaplayamıyor ama saldıran cahil toplum olunca önüne geçmek olanaksızlaşıyor. Bildiğimiz gibi Madımak da saldırı Aziz Nesin ve Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri kitabı üzerinden yapıldı. İran dini lideri Humeyni ölüm fermanı çıkarmıştı.

* Madımak katliamına babanızın açıklamalarını zemin hazırladığı iddiaları ortaya atılmıştı, bu iddialar Madımak’ta birçok yazar ve sanatçı dostunu yitiren Aziz Nesin’i nasıl etkiledi? 

Bunu söylemek için Aziz Nesin’in konuşmasını ya dinlememek ya da dinlediğini anlamamak lazım. İkincisi daha akla uygun geliyor, okuma alışkanlığı olmayanlar anlamıyor da zaten. Aziz Nesin oradaki konuşmasında daha çok Alevilik üzerine konuşuyor. Ama saldırtanlar ve saldıranlar Şeytan Ayetleri’ne odaklanmış, konuşma bir şey değiştirmiyor.

* Aziz Nesin’i kim hedef gösterdi? Neden gösterdi?

Aziz Nesin’i hedef gösteren bizatihi Doğu Perinçek’in kendisidir. O dönem Aziz Nesin Onbinler AŞ’nin başkanıydı. Bu şirket sol bir gazete kurmak için çıkartılmıştı. Gazete kurmanın hesapları yapıldı ve o dönemde yayın hayatında olmayan Aydınlık Gazetesi’ni almak daha uygun geldi. Bütün anlaşmalar yapıldı ve şirket gazeteyi aldı. Perinçek grubu da sol bir gazetenin içinde yer almak istedi. Onlara parti gazetesi olmayacağı defalarca söylendi. Bütün toplantılarda vardım.

Doğu o zaman hapisteydi ve tartışmalarda Ferit İlsever ile Feyza Perinçek vardı. Gazete başladı, bir süre sonra Doğu hapisten çıktı ve gazetede ağırlığını koymaya başladı. Bir gün sabah kalktık ki gazetenin manşetinde Şeytan Ayetleri yayınlanıyor. Hemen babamı aradım ve yapılandan haberi yoktu.

Ben Aziz Nesin’e çeviriyi kimin yaptığını ve yarım bıraktığını biliyorum, ama o isim ölene kadar sır olacak benimle. Ama Doğu Perinçek bir şeyi hesaplamamış, ben onlara çevirenin kim olduğunu da biliyorum. Çeviren arkadaş dalgınlıkla gazetede benim yanımda verdi 2 gün çevirisini. Yani çeviri gün be gün geliyordu. Ama o isim de sır benim için ve ölene kadar da öyle olacak.

Aziz Nesin’i ilk öldürme provası İzmir’de yapıldı fakat bu çok bilinmez. Aziz Nesin sokakta Aydınlık Gazetesi satma eyleminde saldırıya uğradı. Kaçacağı en yakın yer Perinçek’in İşçi Partisi binasıydı ve oraya sığındı. Böylece Perinçek Aziz Nesin’i kurtarmış oldu o gün. Bu derin devlet iyi plan yapıyor, haklarını yememek lazım.

* Katliam sırasında Aziz Nesin, dönemin başbakan yardımcısı Erdal İnönü ile telefon görüşmesi yapıyor. İnönü önlemlerin alınacağını söylüyor. Ancak alınmadığını biliyoruz. Sonradan İnönü ile bu konuyu babanız konuştu mu? 

Erdal Bey ile yapılan bütün konuşmalardan haberim var. Plan yapılırken başbakan Tansu Çiller yurt dışında, bu da planın bir parçası ki Erdal Bey zayıflatılsın, katliam onun başbakan yardımcılığı dönemine denk gelsin. Oysa derin devlet bir şeyi başlatırsa bunu önleme olanağınız yoktur, o artık bir savaş kararıdır ve geri dönülemez. O yüzden ben bu konuda Erdal İnönü’yü hiç suçlamadım, en az öldürülenlerin yakınları kadar kahrolduğundan eminim. Şehrin valisi önleyemiyor, Erdal bey ne yapabilir…

* O günleri babanız size nasıl anlattırdı? Veya neler aktardı?

Çok fazla konuşmadık. Ben sağ olduğunu öğrenene kadar delirme noktasına geldim. Katliamdan 3-4 gün önce Asım Bezirci’yle beraber yemek yemiştik. Hani, “Dün gibi” derler ya, benim için öyle bir şey. Onca ölü varken ve ikimizde nedenlerinde hemfikirken nesini konuşalım. Anımsadığım tek şey, henüz babamdan haber alamamışken Aydınlık Gazetesi’ne telefon açtım ve kallavi küfür savurduğumdur.

* Bugün Madımak katliamının kışkırtıcılığını yapmış Perinçek ile Madımak katliamında rol almış AKP’lileler aynı safta buluşmuş. Perinçek, Erdoğan’ın destekçisi olmuş. Bu ilişkiler ışığında Madımak katliamını yeniden nasıl ele almak gerekiyor? 

Perinçek, AKP saflarında yer almıyor, kendisini bir b..k sandığından AKP onun saflarında sanıyor. Benim söylediklerimden ve Perinçek’in Ergenekon ve Balyoz davalarından yattığı hapisi bütünleştirirseniz olayı daha net görürsünüz zaten. Perinçek, 12 Eylül öncesi de bir sürü arkadaşımızı, adreslerini krokilerle vererek ihbar etti ve bu arkadaşlardan kimileri 2-3 gün sonra katledildi. O dönemin yazı işleri müdürü ve genel yayın müdürü Oral Çalışlar’dır ve bugün geldiği noktaya baktığımızda şaşırmayız.

* Perinçek’in ve Aydınlık gazetesinin Madımak katliamındaki rolleri hiç tartışılmadı, konuşulmadı, bugün katliamın içinde yer alan AKP’lilerle, Perinçek’in aynı siyasi çizgide buluşmuş olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben yaklaşık 10 yıldır her 2 Temmuz’da yazıyorum bunu ama olay derin devlet ile bütünleşince bazılarına tartışmak zor geliyor. Size bir örnek vereyim. Demirtaş Ceyhun Onbinler AŞ olayının içinde var. Önemli ortaklardan birisi. Biz Aydınlık’tan ayrılınca ilk parasını geri isteyen o oldu ve biz o parayı kitap gelirlerinden geri ödedik. Sonra kendisi Ulusal Kanal’a program yapmaya başladı. Şimdi de Ozan Ceyhun’un geldiği konum belli. Bilmem biraz anlatabiliyor muyum durumu!..

Gazete için bir arazi alınmıştı, o da üzerimize kaldı ve onu satın almak zorunda kaldı Aziz Nesin. Hele o dönemde hiç böyle bir araziye gereksinimimiz yoktu aile olarak da Vakıf olarak da…

* Erdoğan, Madımak katliamı davası zaman aşımına uğradığında “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun!” demişti. O gün katliamı yapanlar bugün iktidarda, Madımak’ı yakanlar Cizre’yi, Sur’u, Nusaybin’i yıktılar. Perinçek de bu yıkımları sahiplenerek, Erdoğan bizim politikamızı uyguluyor diye açıklamalar yapıyor. Bütün bu yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?

O gün bu zihniyet, onların avukatlığını üstlendi. Olayı planlayan Doğu Perinçek, avukat Recep Tayyip Erdoğan zihniyeti, daha fazla söze var mı sizce? Adalet Bakanı Şevket Kazan avukat olmak istedi de tepkilerden dolayı çekilmedi mi? Bugün o sanıkların avukatlarından AKP vekili, belediye başkanı ve bakanı var…

* Perinçek’in katliamdaki rolü konusunda babanızın fikirleri neydi.

Konuşmadım ama hemen sonrası ayrıldıklarına göre, gazeteye son verdiklerine göre konuşacak yada sorulacak fazla bir şey yok demektir benim için.

 

Bayram Balcı-Yeni Özgür Politika

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here