Kontrollü darbenin mimarı: Hakan Fidan

899

Hakan Fidan 15 Temmuz’un neresinde?

Türkiye’de yapılmış askeri darbelerin hemen hepsinde MİT, darbenin bir parçası olmuş ve darbeyi siyasi iktidara haber vermemiştir. Bunu 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel şöyle izah etmişti: “MİT dönemin hükümetlerini 1960 darbesinden, 1971 muhtırasından ve 1980 müdahalesinden haberdar etmemiştir. MİT, Hükümet’e Angola’da olan bir harekâtı bildirir de Ankara’da olanı bilmez!” MİT’in fonksiyonu daha veciz ifade edilemezdi.

Örnek verelim:

12 Eylül 1980 darbesini MİT hükümete haber vermiş miydi? Hayır.

O günün MİT müsteşarı Bülent Türker’di. Darbecilerle iş tuttuğu için görevine devam edebilmişti.

Peki tersinden soralım.

Mesela 12 Eylül darbesi başarılı olmasaydı, Kenan Evren ve diğer komutanlar idamla yargılanırdı. Peki Demirel kendisine bunu haber vermeyen MİT müsteşarını ne yapardı? MİT Müsteşarı darbecilerle işbirliği yaptığı için yargılanırdı. En azından emekli edilirdi. Bülent Türker görevine devam edebilir miydi? Tabi ki hayır.

PEKİ 15 TEMMUZ’DA MİT NE YAPTI?

Binlerce çalışanı olan MİT’in aylarca hazırlık gerektiren 15 Temmuz girişimini bilmemesi mümkün mü? Hayır.

Peki hükümete haber verdi mi? Göründüğü kadarıyla hayır.

HAKAN FİDAN SORULARI

1- Hakan Fidan için ilk planda 2 ihtimal var: Ya çok başarısız veya hükümete ihanet içinde.

Bu her iki durumda da Hakan Fidan’ın görevinden alınması gerekirdi, değil mi?

Alınmadığına göre ve hala el üstünde tutulduğuna göre üçüncü bir ihtimal söz konusu.

O da Hakan Fidan’ın ‘kontrollü darbe’nin mimarı oluşu.

2- Siz MİT müsteşarısınız. Kurumunuza sizin askerler tarafından operasyon yapılarak gece kaçırılacağınıza dair ihbar geliyor. Ne yaparsınız?

Sizi kaçıracakları söylenenlerin kurumuna mı gidersiniz? Hayır. Hakan Fidan ne yapıyor?

Hiç çekinmeden Genelkurmay’a gidiyor? Fidan bunun bir darbe habercisi olduğunu anladıysa niye Genelkurmay’a koştu? Normalde Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sığınması gerekmez miydi? Ne malum Genelkurmay’ın bütünüyle bu işin içinde olmadığı?

Bütün hapse giren subay ve generaller darbe girişimini emir komuta içinde sanıyor ama bir tek Fidan bunun doğru olmadığını ve bir cunta harekâtı olduğunu biliyor. Ve Genelkurmay’a koşuyor.

Normalde ne yapması gerekirdi?

Eniştesinden önce olanları Erdoğan’a haber vermesi gerekirdi. Başbakan’a bilgi vermesi gerekirdi. Ve emniyete sığınması gerekirdi. Ama bunu yapmıyor. Olanları Akar’la bir gece önce görüştüğü için rahatça hareket ediyor. Endişelenmiyor.

3- Diyelim ki İstanbul’un en büyük bankasına soygun düzenleniyor. Her nasılsa bu soygun son anda engelleniyor ama çatışmada 10 güvenlikçi ölüyor. Bir süre sonra anlaşılıyor ki bankanın güvenlik müdürü ile soyguncuların liderinin bir önceki akşam bir araya gelmiş ve uzun uzun görüşmüş.

Ne düşünürsünüz?

Güvenlik müdürü soyguncuların iş birlikçisi demez misiniz?

15 Temmuz’da benzer bir durum var.

Genelkurmay Başkanı Akar ile ile MİT Müsteşarı Fidan 14 Temmuz akşamı daha önce yapmadıkları bir işi yapıyorlar ve beraber 6 saat geçiriyorlar. Ve Fidan ayrıca bir gün sonranın kahramanı ilan edilecek olan ÖKK Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı ile de görüşüyor.

Bunların açıklaması ne?

4- “Darbe girişimini” veya “kaçırılmayı” o gün 14.20 gibi MİT’e gidip darbe ihbarında bulunan subay Pilot Binbaşı O.K. idi.

Normalde ne olması gerekirdi? Bu subayın kahraman ilan edilmesi gerekirdi. Televizyon televizyon gezdirilmesi, röportajlar yapılması gerekirdi. Ama böyle olmuyor. Bir nevi 27 Mayıs darbesini haber veren Samet Kuşçu’ya yapılan yapılıyor. Önce gözaltı sonra tutuklama falan yapılıyor. Aylar sonra da anlaşılıyor ki hukuki olarak ifade vermesini engellemek ve tutuklanmasını önlemek için MİT’e transfer edilmiş! Peki bu subayın Darbe komisyonuna çağrılması gerekmez miydi? Bu, engelleniyor. Yetmiyor ifadeleri 15 Temmuz iddianamelerine, dava dosyalarına konmuyor.

Neden olabilir?

Nedeni basit. O subay ihbar yaparak tezgâhı bozmuş. Yaptığının darbe ihbarı olduğu gizlensin diye de gizlice MİT’e alınmış. Ve komisyona gönderilmemiş.

Çünkü öğlen saatlerinde öğrenilmiş bir darbe muz cumhuriyetlerinde bile engellenebilir. Demek ki amaç engellemek değil, kontrollü olarak izin vermek.

HAKAN FİDAN OLMASAYDI NE OLURDU?

Yazının başlığındaki soru: “Hakan Fidan 15 Temmuz’un neresinde?”

Bunun cevabı çok açık: Tam göbeğinde.

Peki Erdoğan, Fidan olmadan bu kontrollü darbeyi başarabilir miydi?

Çok zor.

Hiçbir MİT müsteşarı vatanına ihanet edip kurumunu siyasete bu kadar alet etmezdi. İşte bu nedenle Erdoğan, Hakan Fidan’ı ısrarla MİT’in başında tuttu. Ayrılmak istediğinde kıyamet kopardı. Ne yaptı etti oradan ayırmadı.

Bir gün 15 Temmuz gerçekten yargılanırsa 2. sanık sandalyesinde hiç kuşkusuz Hakan Fidan olacak.

Veysel Ayhan/tr724

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here