Erdoğan kaybetti

18299

Erdoğan kaybetti.

Ve kaybettiğinin farkında olduğu için, bu öfkesi ve kini.

Hizmet Hareketi’ne açtığı savaşı çok kolaylıkla kazanacağını zannediyordu halbuki.

Bir savcı, bir hakim ile terör örgütü ilan edecekti, hem Türkiye’de hem dünyada.

Korkutma ile, zulüm ile Hizmet Hareketi’ndeki insanların, kendisine diğer cemaatler gibi biat edeceğini ve teslim olacağını zannediyordu.

Olmadı ve olmayacak.

Üç yıldır olmadık zulümler ve baskılar yaptı Erdoğan insanlara.

Suçları neydi?

Suçları yoktu.

Tek suçları, Erdoğan’a ve temsil ettiği zihniyete teslim olmamak ve biat etmemekti.

Ve bunun bedelini, çok ağır ödeselerde, asla geri durmadılar, asla geri adım atmadılar.

Erdoğan kaybetti.

Terör örgütü ilan ederim dediği Hizmet Hareketi, bu gün dünyada en itibarlı ve merak edilen hareket oldu.

Gelin isterseniz beraber bakalım Erdoğan nasıl kaybetti ve Hizmet Hareketi neden ve nasıl kazandı bu mücadeleyi.

1- Erdoğan dünyayı dolaşarak, gittiği ülkelerde Hizmet Hareketi’nin bitirmeye çalıştı ve bu sırada müthiş bir reklamını yaptı.

Ne oldu sonunda?

Bir elin parmaklarını geçmeyecek olan ve genellikle fakir ülkeler bu iftiraya inandılar.

Tabi bu inanma, bazen tehdit ile, bazen rüşvet ile oldu.

Okulların kapatılması için milyonlarca dolar rüşvet verildi örtülü ödenekten.

Sonuç.

Bir kaç ülkede okullar kapatıldı, yada Maarif Vakfı’na devredildi.

Ama;

Erdoğan dünyayı dolaşarak, ekranlarda konuşarak, BM’de herkesin IŞİD tehlikesini konuştuğu zamanda Hizmet Hareketi’ni anlatarak, hareketin müthiş bir reklamını yaptı.

İletişim uzmanlarının bir sözü vardır, “reklamın iyisi kötüsü olmaz” diye.

 

Teşekkürler Erdoğan.

Hizmet Hareketi dünyada hiç bilinmediği kadar bilinen bir harekete haline geldi Erdoğan sayesinde.

Erdoğan, hareketin en büyük reklamını, Hizmet Hareketi’ne yıkmaya çalıştığı 15 temmuz darbe tiyatrosu ile yapmaya çalıştı ama dünyaya yutturamadı.

Dünya, 15 temmuz darbe tiyatrosunu Erdoğan’ın kendi otoriterliğini pekiştirmek için kurgulayıp kullandığını gördü ve biliyor.

Ama bu sırada, Hizmet Hareketi ve lideri Fethullah Gülen tüm dünya tarafından tanındı.

Dünyanın bütün büyük medya kuruluşları Gülen ile röportaj yaptı.

Erdoğanın tüm çabalarına rağmen dünya bu yalana inanmadı.

Önce Almanya açıklama yaptı, darbenin arkasında Gülen Hareketi yok dedi.

Sonra ABD açıklama yaptı, darbenin arkasında Gülen Hareketi’nin olduğuna dair delil yok dedi.

Ve en son İngiltere açıklama yaptı, darbenin arkasında Gülen Hareketi yok dedi.

Ard arda yapılan bu açıklamalar ile dünya, Erdoğan’a, “yalan söylüyorsun” dedi.

Zaten dünya eğer hareketin darbe yaptığına veya teşebbüs ettiğine inansa idi, bu gün hareket mensupları gittikleri ülkelerde kabul edilmez ve Türkiye’ye iade edilir, müesseseleri kapatılırdı.

***

2- Erdoğan Hizmet Hareketi’ni bir terör örgütü olarak dünyaya kabul ettirmeye çalıştı ama dünya onu terör örgütü olarak görmeye başladı.

Fakat sonuç tam tersi oldu.

Bu gün ortaya çıkan konuşmasında, Ürdün kralı Abdullah, ABD ve İngiltere ile yaptığı konuşmalarda, Erdoğan’ın radikal islamcı IŞİD terör örgütünü desteklediğini ve Avrupa’ya teröröristlerin gönderilmesinin, Erdoğan’ın bir politikası olduğunu söylediği ortaya çıktı.

Zaten dünyanın bildiği bu gerçek, Kral Abdullahın ağzıyla ilan edilmiş oldu.

Erdoğan, Hizmet Hareketi’ni terör örgütü ilan edeceğim derken, dünya artık Hizmet Hareketi’ni islamın ılımlı ve doğru yüzünü temsil eden bir hareket olarak tanıyor ve kabul ediyor, Erdoğan ve temsil ettiği zihniyeti, radikal islamcı terör örgütünü kontrol eden biri olarak görüyor.

Erdoğan Hizmet Hareketi’ni terör örgütü ilan edeceğim diyerek yola çıktığı bu yolda, bu gün IŞİD’in en büyük hamisi olan kendisi ile Hizmet Hareketi’nin ne kadar farklı ve zıt kutuplarda olduğunu dünyaya ilan etti.

Uzun yıllar Erdoğan ile birlikte bir görüntü veren Hizmet Hareketi’nin, IŞİD zihniyetli, radika islamcı Erdoğan ile beraber görülmesi Hizmet Hareketi’nin imajına zarar vermeye başladığı bir gerçekti.

Allah büyük bir lütuf ile, bu görüntüden Hizmet Hareketi’ni, Erdoğan’ın gayretleri ile kurtardı.

***

3- Hizmet Hareketi mensupları dünya tarafından sevilen ve hüsn-ü kabul gören bir hale geldi.

Dünya bir köy halini aldı.

İletişim o kadar gelişmiş durumdaki, Türkiye’de yaşananlar ve yaşananların ardındaki gerçekleri tüm dünya insanları görüyor ve biliyor.

Bu gün dünyada, AKP’li ve Erdoğanist olma, bir eksiklik ve bir şüphe unsuru.

Belçika’da yaşanan bir olayla bu durumu size örnekleyeyim.

Olayı bizzat yaşayan tarafında dinledim.

Belçika vatandaşı olup Türkiye’de yaşayan bir aile, 15 temmuz sonrasındaki baskılar nedeniyle Belçika’ya dönmek zorunda kalıyor.

Aile ev arıyor haliyle Belçika’da.

Bir ev buluyorlar ve kiralamak istiyorlar.

Ev sahibi ev kirası olarak 600 euro istiyor.

Aile bu fiyatın yüksek olduğunu, Türkiye’den yeni geldiklerini söyleyince Belçikalı ev sahibi soruyor, siz Gülenist misiniz diyor.

Aile önce şaşırıyor, sonra evet diyorlar.

Belçikalı ev sahibi, Erdoğan’ın baskılarından dolayı mı Belçika’ya dönmek zorunda kaldırınız diye soruyor.

Aile evet diyor.

Belçikalı ev sahibi, siz Gülenistsiniz, iyi insanlarsınız, o zaman size evi 400 Euroya verecem ve bir ihtiyacınız olursa bana söyleyeceksiniz diyerek evi veriyor, hatta paranız yoksa bir kaç ay sonra ödemeye başlayabilirsiniz diyor.

Bunun gibi yüzlerce olay anlatabilirim size.

Dünya Hizmet Hareketi’ni ve mensuplarını bu süreçle çok iyi tanıdı ve sahip çıkmaya başladı.

***

4- Erdoğan, ABD’de Gülen ve Hizmet Hareketi’ni bitireceğim derken, en büyük PR işini yapan kişi oldu.

Erdoğan özellikle Amerika’da bulunan Fethullah Gülen’in iadesi konusunda çok büyük laflar etti.

İade edildi, ediliyor, edilecek deyip durdu.

Obama yönetimi, bu işler sizin orda olduğu gibi değil, hukuk içinde olur bizim ülkede, delilleri yollayın mahkemeler karar verir dedi.

Erdoğan mutlu olmadı tabi buna.

Sonra Trump seçildi.

Erdoğan ve zihniyeti adeta bayram etti.

Trump’ın kesin Gülen’i iade edeceğini ümit ettiler.

Hatta bunun için 530 bin dolar vererek, Trump’ın danışmanlarından birini lobici olarak tuttular, yazı yazdırdılar.

Fakat bu iş öyle bir patladıki Amerikada hiç sormayın.

Terör örgütü kafasıyla hareket eden Erdoğan ve tayfası, iade edilmeyen Gülen’i, Amerika’dan kaçırma planları yaptılar ve bu planlar ortaya çıktı.

Bu plan yapılırken orda olanlardan biri olan eski CIA başkanı gazetelere röportaj verdi.

Olay Amerika’nın en bomba haberi oldu.

CNN, MSNBC gibi büyük medya kuruluşları akşam haberlerinde 5-10 dakikalık haberler yaptılar.

Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi anlatıldı kanallarda.

Düşünün, milyon dolarlar verseniz haberlere çıkıp kendinizi anlatamayacağınız kanallarda Hizmet Hareketi ve hareketin lideri Fethullah Gülen anlatıldı, konuşuldu.

***

Bütün bunlarla beraber, Türkiye’de Hizmet Hareketi çok büyük bir zulme maruz kaldı.

İnanılmaz zulümler ve işkenceler yapıldı ve yapılıyor mensuplarına.

Zulüm çocuk, kadın, yaşlı dinlemiyor.

Bunca zulme rağmen, bunca el koymalara, bunca haksızlıklara rağmen, hareketin mensupları, tek bir taş bile atmadı kimseye.

Ve geri adımda atmadı yapılan onca zulme rağmen.

Sonuç olarak.

Hizmet Hareketi kazandı, Erdoğan kaybetti.

Hizmet Hareketi dünyada daha fazla tanınan ve kabul gören bir sivil toplum hareketi haline geldi.

Hizmet Hareketi, geçmişin biriken köhneliklerinden, kendi içinde meydana gelmeye başlamış olan çürümeden ve küllenmeden kurtuldu.

Hizmet Hareketi, yeni bir döneme giriş için gerekli olan, savrulma, nadasa bırakılma ve yeniden ekilme dönemlerini yaşıyor.

Hizmet Hareketi mensupları, onca baskılara rağmen, onca yalana rağmen, durdukları yerin doğruluğuna olan inançları daha da arttı.

Erdoğan ise;

Anne karnındaki bebeği annesiyle birlikte öldüren,

Kundaktaki bebeği annesinden koparan

Yaşlı insanları zindanlara atan,

Hasta mahkumlara ilaçlarını vermeyip ölümlerine sebep olan,

Yıllarca oy devşirme adına kullandığı başörtülü kadınlara, tarihte görülmemiş zulümleri yapan,

İnsanları zindanlarda işkence ve zulüm ile katleden, bir zalim olarak tarihe geçecek bir diktatör oldu.

Tarih Erdoğan’ı eli kanlı bir diktatör, Hizmet Hareketi’ni ve destan yazan mensuplarını birer kahraman olarak yazacak.

Bu gün  Türkiye’de, Erdoğan’ın yalanlarına inanarak, bazen de hased ve kin ile, Hizmet Hareketi’ne yapılan zulümlere ses çıkarmayanlar, destek verenler, hiç şüpheniz olmasın yarın Erdoğan zihniyeti yıkılıp gittiğinde, gelip hareketten ve mensuplarından özür dileyecek, helallik isteyecekler.

Erdoğan , Hizmet Hareketi’ni Türkiye’de bitirdim dese de ve öyle görülse de, işler normale döndüğünde, hareketin en büyük sermayesi olan yetişmiş insanlar, tekrardan kaybedilen müesseselerini yeniden kuracak ve daha da büyüyerek, eski hatalarını yapmadan yine yollarına devam edecektir.

Erdoğan, ne kadar korksa da, bahar gelecek ve gelişini engellleyemeyecek.

Ne mutlu yeni baharlara tohum olan, su taşıyan ve bahar hülyaları ile oldukları yerde tipiye, borana, kara, kışa karşı dimdik duranlara.

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here