Fethullah Gülen iade edilir mi, edilirse ne olur ?

7747

2013 yılından beridir AKP çevreleri tarafından dillendirilen bir konudur, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin ABD tarafından Türkiye’ye iadesi konusu.

AKP tarafından büyük, büyük laflar edilip, daha sonra ABD’li yetkililer tarafından yalanlandığı başka bir konu var mıdır bilemiyorum?

AKP, ABD seçimlerinde Donald Trump’ın seçilmesinden sonra, iade konusunda daha rahat edeceğini ve iade talebinin olumlu cevaplanacağına inandı hep.

Hele bir de seçim günü, Trump’ın danışmanlarından ve geçen haftaya kadar ulusal güvenlik kurumunun başındaki kişi olan Michael Flynn tarafından yazılan bir yazıda, ABD’nin Gülen’i iade etmesi gerektiğini söylemesi, AKP çevrelerinden ümitleri daha da pekiştirdi.

Michael Flynn, Rusya ile olan ilişkilerinden dolayı bu görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Bu durum AKP çevreleri tarafından üzüntüyle karşılandı.

Anti aprantez, Michael Flynn’nin AKP’nin ABD’de lobi çalışması yapan şirkette çalıştığının ortaya çıkması ve para aldığının anlaşılması da başka bir skandal olarak anıldı ABD’de.

Michael Flynn’den sonra, ABD Başkanı Donald Trump’ın AB Büyükelçisi adayı Ted Malloch; “Gülen’in iade edilebileceğini düşünüyorum” dedi NTV ye verdiği röportajda.

Ted Malloch;

“Bana çok önemli gelen bir nokta var. Yazın yaşanan olaylar, darbe girişimi bunlarla ilgili tüm bilgilere sahibiz. ABD sürecin sonunda iadeyi niçin yapmasın ki.

“FETULLAH GÜLEN İADE EDİLEBİLİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

Obama yönetiminde gerekli adımlar atılmamıştı. Bu örgütün Clinton Vakfı ile bağı olduğu suçlamaları yapılmıştı. Ancak Trump yönetiminde Fethullah Gülen iade edilebilir diye düşünüyorum. Bence Türk Hükümeti’nin yaptığı bu talep Trump yönetimine de tekrarlanmalı.” dedi.

İşte bu açıklama üzerinden şu soruyu soralım

ABD Fethullah Gülen’i iade eder mi?

Aslında bu sorunun cevabı basit.

Eğer Türkiye, ABD’nin ilk günden beridir istediği delilleri ABD’ye verir ve bu deliller ABD’deki bağımsız mahkemeler tarafından ikna edici bulunursa iade eder.

Fakat sorun şu:

AKP, 17-25 aralık sonrasında ve 15 temmuz sonrasında hep dile getirdiği deliller konusunda bir şey yapamıyor.

Özellikle 15 temmuzun ilk dakikasından itibaren darbenin planlayıcısı olarak lanse ettikleri Gülen hakkında ABD’ye verdikleri hiç bir delil yok.

Evet üzerinden 8 ay geçmiş olmasına rağmen, hennüz Türkiye ABD’ye, 15 temmuzun arkasından Gülen’in olduğuna dair delil sunamadı.

Erdoğan ve adalet bakanının, “koliler yolladık” dedikleri şeylerin, 15 temmuz ile ilgili olmadığını, yine bizzar Erdoğan ve Adalet Bakanlığı açıkladı.

Son olarak New York Times gazetesinden çıkan bir haberde, ABD’li yetkililerdan alınan bilgilerde, 15 temmuz konusunda Türkiye’nin hiç bir delil sunmadığı ortaya çıktı.

Peki AKP çevrelerinin bu heyacanı nedendir?

Nedeni; Obama’nın demokrat bir başkan olduğu için iade meselesinde mahkemelerin kararını beklediğini, Trump’ın bunu çok takmadan şahsi bir karar ile Gülen’i iade edeceğini zannediyorlar.

ABD bir sistem ülkesidir.

Ve bu sistemde, başkan bile, belli bir güce sahiptir.

Bunun en büyük öreneğini, Trump’ın göçmenlere yönelilk kararının, ABD mahkemeleri tarafından iptal edilmesi ve Trump’ın kararından geri atmak zorunda kalmasından gördük.

Yani AKP, ABD’yi Türkiye gibi, mahkemelerin saraydan komut alarak karar verdiği bir mecra olarak algılamasından dolayı böyle bir beklentiye girdi.

Yine konumuzun başındaki soruya dönelim.

ABD, Gülen’i iade eder mi?

Evet eder, ama, Türkiye delil sunacak, o deliller mahkemelrce kabul edilecek ve sonrasında Gülen iade edilecek.

Bu süreç gerçekleşmeden Gülen iade edilmez.

Peki, diyelim ki ABD’deki sistem AKP’nin istediği gibi işledi ve Gülen iade edildi.

Ne olur.

1- Hizmet Hareketi nasıl etkilenir.

2- Türkiye’de neler olur.

Hizmet Hareketi’nin bundan çok aşırı etkileneceğini zannetmiyorum.

Zira, Fethullah Gülen Hocaefendi, hareketteki insanlara hep şunu telkin etti.

“Bu hareket, şahıslar üzerinden giden bir hareket değildir.”

“Bu hareket fikirler ve bir şahs-ı manevi üzerinden yürüyen bir harekettir.”

Bu nedenle, 170 ülkede hareketin okullarında ve müesseselerinde çalışan ve içindeki insanlar, liderlerinin Türkiye’ye iadesinden elbette rahatsız olacak ve etkileneceklerdir. Fakat bu asla onların bugünkü yaptıkları hizmetlerini ve faliyetlerini sekteye uğratmayacaktır.

Bu gün, Türkiye ve dünyada acılar çeken, zulümlere uğrayan insanların çok büyük bir kısmı, hayatlarından Hocaefendi’yi görmemiş insanlar. Buna rağmen, fikirleri ve fikirlerine olan inançları nedeniyle bu harekette yer almakta ve bunun bedelini ödemektedir.

Zira, yolundan gittikleri ve bu yolda yürümenin bedelini, hapislerle, sürgünlerle, ölümlerle ödeyen insanlar, bu yolun, şahıslara bağlı olmayan ve ulvi bir yol olduğuna inanamakta.

Peki Türkiye’de neler olur?

İşin açığı, Gülen’in iadesini en fazla istemeyen kesim AKP çevreleridir.

Özellikle bu mesele üzerinden kitlesini konsilide eden AKP yönetimi ve saray, böyle bir meselenin ellerinden gitmesini istemez.

Bakmayın iade için çok istekli olduklarına, ödleri kopuyor olur da iade edilir diye.

İade edildi ve Hocaefendi Türkiye’ye geldi ve cezaevine konuldu diyelim.

Bu noktada şu tesbitleri yazmamız gerek.

Birincisi, bu, Hocaefendinin hayatında yaşamadığı bir şey değil

İkincisi, seksen küsür yaşına gelmiş ve ölümü bir şeb-i aruz olarak gören bir mümin olarak, zalimlerin yapacaklarını ötede kurtuluşuna vesile olarak görür.

Üçüncüsü, kadere inanmış biri olarak Hocaefendi, kaderin hükmüne rıza gösterip, cemaatine yine örnek olur.

Dördüncüsü, yolundan gittiği davanın tüm temsilcileri gibi, ne olursa olsun ve ne kadar zulmedilirse edilsin, bir mümin olarak asla bir zalimden özür dilemez.

Beşincisi, iade edilmemesi ve her türlü zulmü yapmaya hazır, kundaktaki bebeği bile annesinden ayıracak kadar canileşmiş bir zihniyetin işini kolaylaştırmama adına, mümkün olan her yolu dener.

 

 

Yayınlarımızın devamı adına, sizleri destek vermeye davet ediyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here